Cengiz Aytmatov, tutkunlarının alışkın olduğu doğallığı ve ustalığıyla dünyayı, savaşı, ayrılığı, umudu, insan kalabilmeyi ve yüreğimizin derinliklerini uzunca iki öyküyle bir kez daha anlatıyor.Kızıl Elma'da mis kokulu ve kocaman, kıpkırmızı bir elma üzerinden nesillerin nasıl birbiriyle buluştuğunu ve bazen yorulsak da hayat yolunu yürümeye devam etmenin kıymetini okuyoruz. Eşinden ayrılmak isteyen İsabekov, kızı Anara'nın çocuk masumiyetinde hayatın anlamını yeniden keşfediyor.Oğulla Buluşma'da ise kapanmayan yaralar ve bitmeyen hasretlerle karşı karşıya kalıyor ve insanlık onurunun izzetine tanıklık ediyoruz. Oğlunu tam da onun iradesine ve onuruna saygı gösterdiği için kaybeden Çordon, başına gelenlerin gerçekliği ve kararlarının sonuçlarıyla yüzleşiyor.