“Adımız bu yüzden Evrenselciler. Değişim istiyoruz, gelişim istiyoruz ama bunu herkes için istiyoruz.”Bir Yorkshire çiftliğinde gecenin geç bir vaktinde bir adam, başına inen altın bir külçeyle neredeyse canından oluyor. Bu olay, görünürde birbirinden kopuk yaşamların kesişim noktası haline geliyor: Genç bir gazeteci kariyerini yeniden inşa etmek için fırsat kolluyor, bir bankacı hayatının yalanını görmezden geliyor, bir köşe yazarı yeni bir krizin peşine düşüyor ve bir grup aktivist dünyayı yeniden tanımlamaya uğraşıyor.Paranın, medyanın, gücün ve kelimelerin kendi rolünü oynadığı düzende herkes kendi hikâyesini anlatmaya çalışırken gerçeğin sesi giderek boğuluyor. Anlatının kime ait olduğuna göre şekil değiştiren bu romanda Natasha Brown, modern toplumun kimliğini ve sınıf ilişkilerini irdelerken hikâyeyi kimlerin yazdığını, kimlerin susturulduğunu sorgulatıyor. Düşündüren, rahatsız edici bir anlatımla evrensellik kavramının arkasındaki eşitsizliği gözler önüne seren yazar okuru şu soruyu sormaya yöneltiyor: Hepimiz aynı dünyada mı yaşıyoruz yoksa aynı hikâyeye mi inanıyoruz?