Türk şiirinde, sanatın sanat için mi yoksa toplum için mi yapılması gerektiği tartışmaları sırasında ortaya çıkan ve şiirin bu hedeflerine göre içerik ve mesajını belirlemekte bir ölçü kabul edilen şiir devri- şuur devri şeklindeki tasnif, halk arasında ve toplumda tamamen farklı algılanmıştır. Ortaya konulma amacından uzaklaşarak, kişinin daha romantik-duygusal olduğu varsayılan gençlik dönemi (şiir devri) ile kişinin hayat gailesi sebebiyle daha akılcı, mantığını daha ön planda tuttuğu varsayılan olgunluk dönemini (şuur devri) ifade etmek için kullanılagelmiştir. Bu tahrif edilmiş kıstasa göre, şuur devrinde fazla bir sanatsal üretim olmaması kabul edilebilir bir durum olduğundan, şiir devri adı verilen üretken dönem, kişiden kişiye değişebilen son derece esnek bir yaşam dönemini ifade etmektedir. Elinizdeki kitap benim 16 yaşında başlayan ve yaklaşık 30 yıl süren şiir devrimde biriken mısralardan oluşmaktadır. Kitaptaki şiirleri, bu şekilde dönemlere ayırarak sunsaydım, her şiirim yazıldığı dönemdeki olgunluk düzeyime göre değerlendirilecek, erken dönemde yazılmış olanlardaki hoş görülebilir hatalarım için bir mazeret niteliğinde olacaktı. Bunun ayrımını yapmayı, şiir severin irfanına bırakmak suretiyle beğeniyi de eleştiriye de aynı samimiyetle kucaklayacak bir sunuşu daha uygun buldum. Bir kısmını bestelediğim, bir kısmı ise kendi ses ve bestesini beklemekte olan ama hepsi şarkı sözü olarak yazılmış mısralar için kitabın son bölümünü ayırdım. “Göz görmeyince gönül katlanır” diye bir atasözümüz vardır. Gözün görmediğini gönül görür ve katlanmadığı için mısralara dökülür. Nitekim sayısız gözleri görmeyen ozanın, gönülleri katlanmadığı için kalemlerinden, sazlarından, sözlerinden çağlayan eşsiz benzersiz mısralarından oluşan okyanusun varlığı, atasözünün her anlamda mutlak olmadığının en büyük edebi delili olsa gerektir. Gözümün görmediği yerde gönlümün gördüğü ve katlanamadığı duyguların, yaşam içinden süzülen renk ve tonlarıyla bir resmini yapmama imkân veren mısralar, Türk Şiiri denilen bu umman içinde bir damla olabilirse bundan büyük onur duyarım. Bu nedenle artık Söz Mısraların… Av. Bülent VARLI