Bazı yaralar sessizdir; kendini ancak kalbin en dip odasında duyurur.Bazı insanlar ise hayatımıza yalnızca bir an için uğrayıp, içimizdeasırlık bir yankı bırakır.Bu kitap, o yankının içinden yürüyerek yazıldı. İsâr – Yüreğimin İncileri, aşkın yalnızca bir duygu değil; insanın kendivaroluşuyla yaptığı derin bir hesaplaşma olduğunu fısıldıyor.Bazen sevdiğimiz için yanıyoruz, bazen de yanarak seviyoruz.Ve insan, en sonunda şunu anlıyor:Aşk, bir kalbi kaybetmek değil; kendini yeniden bulmanın ençetin yoludur. Bu sayfalar; sessiz bir sızıdan doğup, hakikatin ışığıyla yoğrulmuşkırılgan bir iç yolculuğun izlerini taşıyor.Her cümlede biraz hüzün, biraz umut; biraz gece, biraz da göğebakan bir çocuk var. Mistik bir fısıltıyla modern bir çığlık birbirine karışıyor:“Her şey geçer… ama insan, geçemediği yerlerde büyür.” Belki de bu yüzden, inciler karanlıkta parıldar.Ve insan, karanlığın içinden geçmeden kendi ışığını göremez. Elinde tuttuğun bu kitap; kaybolmuş bir sesin değil, yeniden kendiniduymayı seçen bir yüreğin hikâyesidir.Aşkın, yokluğun, hiçliğin ve yeniden doğuşun kıyısından sanauzatılmış bir mektup… Belki de okurken sen de fark edeceksin:Her insan kendi incisini, ancak kalbine eğildiğinde bulur.