Ece’nin halası biraz tuhaf. Heyecanlanınca gözleriyle halay çekiyor, pijama partilerinde ise insanın aklını başından alan hayaller kuruyor. Ama o gece anlattığı şey sıradan bir hayal değil, “düşerek” ulaşılan garip bir yer: Tuhaflıklar Tüneli. Bir bardak suyun içine düşmesiyle başlayan macerada Ece; alerjik sandalye Pırasa’yla, takma dişli dede-kedi Orhan’la, havuç renginde pörtlek gözleri olan kraliçe kelebek Tarator’la karşılaşıyor. Kaybolan bir yapboz parçası, unutulmuş tel tokalar ve yıllar önce yitirilen o en kıymetli misket... Hepsinin izi bu tünelde kesişiyor. Ece’nin eve dönebilmesi için önce garip cadı Horhor’un elektrikli süpürgesinden kurtulması, ardından Bulut Ekspres’in on bir durağını geçmesi gerekiyor. Korksa da, evini özlese de halasının sevgisini hep yanında hissediyor. Hazırsan yerini al. Bulut Ekspres kalkıyor.