Engellilik araştırmaları dünyada uzun süreden bu yana Türkiye'de de 1990'lı yılların sonlarına doğru sosyolojik olarak dikkate alınmıştır. Türkiye dahil dünyada ne kadar engelli bireyin yaşadığı ve bunların engellilik türüne ilişkin net dağılımlarını yansıtan veriler çoğu zaman gerçek rakamın daha altını göstermektedir. Kaynakların göstermediği ve hemen her toplumda birçok engelli insanın yaşadığı gerçekliği, verilen rakamları daha da yukarıya çekmektedir. Sosyolojik kuramlar engelli bireylerin sosyal konumunu ve engellilik konusunu; 'refah devleti', 'bağımsız yaşam', 'etiketlenme', 'dışlanma', 'ayrımcılık', 'ötekileştirme', 'işlevsel olma', 'güç', 'engelliliğin meşrulaşması', 'sosyal inşa' gibi kavramlar odağında incelemektedir. Engellilik sosyolojisi engellilik açıklamalarında sosyal faktörleri değerlendiren, engelli bireyin sosyal bir varlık olduğunu hatırlatan ve insan haklarıyla ilgili politik mesajları barındırırken sosyal sisteme eleştirel bakan bir yaklaşımı benimsemektedir. Engellilik sosyolojisi herkes için kapsayıcı bir toplumsal sistemin inşası çabası içindedir.