Eğitim-İş’in katkısıyla yayına hazırlanan bu derlemedeki yazılar, farklı zaman ve bağlamlarda yazılmış olsalar da aynı bütünün parçalarıdır. O bütün; Türkiye’nin eğitim alanında yıllar içinde adım adım örülmüş bir kuşatmayı, derinleşen ideolojik yönlendirmeyi ve giderek sistematikleşen çöküşü anlamlandırmaya çalışmaktır. Prof. Dr. Ahmet Yıldız’ın da ustalıkla saptadığı gibi eğitim yalnızca bir düzenleme alanı değil; siyasal, sınıfsal ve kültürel iktidar mücadelelerinin düğüm noktasıdır. Bu kitap, yalnızca bir eleştiri derlemesi değil; aynı zamanda bir yüzleşme metnidir. Neoliberal ve teokratik kuşatmanın altındaki bugünkü eğitim yapısına karşı kamucu, laik ve bilimsel bir eğitimin hem mümkün hem de zorunlu olduğunu savunmaktadır. Çünkü biz, bu ülkenin çocuklarının yalnızca “başarılı bireyler” olmasını değil; insanca bir yaşam sürebilecekleri, adaletin, özgürlüğün ve ortak iyinin hüküm sürdüğü bir toplumun bilinçli özneleri olabilmelerini istiyoruz.