“Yazılıkaya sizi paralel evrene götüren bir kapı olabilir mi?” “ATES ARKIAEVAS AKENANOGAVOS MIDAI LAVAGTAEI VANAKTEI EDAES...” Bazıları için bu sadece taşa kazınmış anlamsız bir dizi harf... Binlerce yıl önce toprağa karışmış, sessiz ve ölü bir dilin kalıntısı. Fakat bazıları için bu, uykusundan uyanmayı bekleyen kadim bir sırrın anahtarı. Sen hangi taraftasın? Taşa baktığında sadece Antik Çağ’dan kalma bir anıt mı görüyorsun, yoksa taşın kalbinden sana doğru fısıldayan o karanlık çağrıyı duyabiliyor musun? Sıradan bir hayat, bir trenin penceresindeki tuhaf bir yansımayla ne kadar altüst olabilir? Cenk için her şey, o kirli camın ardında kendisine bakan, ama kendisi olmayan o yabancı yansımayla başladı. Gerçeklik ile illüzyon arasındaki ince çizgi silikleşir ve zihninin duvarları çatırdarken, cevapları bulabileceği tek bir yer vardır: Gizemli Frig Vadisi ve binlerce yıldır sırrını saklayan YAZILIKAYA. Kendi zihninizin oyunlarına ne kadar güvenebilirsin? Camdaki yansımanız her zaman size mi aittir? Elinizde tuttuğunuz sınırları zorlayan bu kitap sizleri, gerçeklik algınızı sorgulatacak, temposu hiç düşmeyen büyüleyici bir psikolojik ve mistik gerilimin içine çekecek. Geçmişin yankıları bugünün yansımalarına karışırken, bu sırrı çözmek sandığınızdan çok daha tehlikeli ya da keyifli olacak. Unutma! Unutulan hiyeroglifler konuşmaya başladığında, camdaki tek yansıma sen olmayabilirsin... Yazılıkaya’ya doğru, geri dönüşü olmayan büyülü bir yolculuğa hazır mısın?