Azad sustu. Çünkü sevdiği halde gitmeyi seçenler sonunda sessiz kalır. Boran konuştu. Çünkü sevmeyi cesaretli yapanların, korkacak hiçbir şeyi yoktu. Roza… İki adamın arasında sıkışmış kalbin adıdır. Biri geçmişiyle acıtan, diğeri sarmaya gelen… Azad, duygularını gizleyip hayatına bir başkasını aldığında, Roza ilk kez kalbinin ne kadar sessiz kırılabileceğini öğrendi. Tam da o günlerde kapısı çalındı. Bir görücü geldi. Boran. Ama Boran, göründüğü adam değildi. Yalanların ardına saklanmış bir geçmişi vardı. Ve o yalanların içindeki tek gerçek… Roza’ya duyduğu sevgiydi. Roza ise sadece sevilmek istiyordu. Saklanmadan, yarım kalmadan, korkmadan… Geçmişin gölgesi peşini bırakmazken, Roza kendini bir seçimde buldu: Kalbini acıtan bir sessizlik mi, yoksa yalanların içindeki tek doğru mu? “Beyaz Güvercin”, sevmenin bazen susmakla, bazen de her şeyi göze almakla başladığını anlatan çarpıcı bir hikâye. Çünkü bazı insanlar kalbini kırar. Bazıları ise o kalbi yeniden atmayı öğretir.